AŞKÇİÇEĞİ



Bugün:
Ana Sayfa || E-Mail
Aşıklar ve eğlenmek için www.blogcu.com/askcicegi/

« Önceki |

4/7/2007

Barış Akarsu için yeni umut

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla İdrisoğlu, Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan sanatçı Barış Akarsu'nun sağlık durumuyla ilgili, ''Hastanın genç olması her şeyi değiştirebilir'' dedi.

Akarsu'nun yoğun bakımda tedavi gördüğü Özel Bodrum Hastanesi'ne gelen Prof. Dr. İdrisoğlu, sanatçının sağlık durumuyla ilgili doktorlarından bilgi aldı.

Prof. Dr. İdrisoğlu, hastaneden ayrılırken yaptığı açıklamada, Akarsu'nun sağlık durumunda bir değişiklik göremediğini kaydetti.

Prof. Dr. İdrisoğlu, şöyle dedi:''Hasta, ventilatöre bağlı olarak uyutuluyor. Uyuyan bir insandaki genel tablo. Ama ciddi bir travma geçirmiş. Bu durumun çok benzer örnekleri var, ama beklemek dışında başka bir şey söyleyemeyeceğim. Hastanın genç olması her şeyi değiştirebilir ya da... Burada sadece beyni düşünmemek
lazım, tüm vücudu düşünmek lazım. Beyin iyiye gidebilir, ama başka bir organ bize problem çıkarabilir. Onun için bütün vücudu kontrol altına almak önemli. Yoğun bakım ünitesindeki doktor arkadaşlar bu konuyla ilgileniyorlar.''

Bir gazetecinin hastaneye gelmesini kimin istediği sorusuna Prof. Dr. İdrisoğlu, ''Ailenin isteği üzerine geldim'' yanıtını verdi.

Özel Bodrum Hastanesi yetkilisi Opr. Dr. Abdullah Servet de Akarsu'nun başka bir hastaneye sevk edilmesine gerek olmadığını, gerekli tedaviyi yaptıklarını anlattı.

Servet, ''Destek tedavisine devam ediyoruz. Buna rağmen organlarda belirli aksaklıklar var. Onun için iyileşme yok. Bu, daha da kötüleşme biçimine dönüşebilir'' dedi.
Barış Akarsu'nun annesi Hatice Akarsu'nun sağlık durumuyla ilgili bir soruya ise Opr. Dr. Servet, ''Kontrolümüz altında. Korkulacak bir şey
yok'' yanıtını verdi.
 

17/6/2007

Öss Başladı!

ÖSS, Türkiye'de 81 il ve bazı ilçe merkezleri ile KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da toplam 5 bin 381 binada, 83 bin 583 salonda gerçekleştiriliyor. Sınava 1 milyon 640 bin 259 aday katılıyor. Sınavın yapıldığı merkezlerde 247 bin 242 kişi görev alıyor.
Adaylar, sabahın erken saatlerinden itibaren sınava girecekleri binalara velileriyle ve yakınlarıyla gelerek, beklemeye başladılar. Adaylar, saat 08.50'den itibaren kimlik ve güvenlik kontrolleri yapılarak sınav
salonlarına alındılar.
Adaylara, görevliler tarafından sınav kuralları hatırlatıldıktan sonra soru kitapçıkları ve cevap kağıtları dağıtıldı ve sınav saat 09.30'da başladı.
Kopyanın önlenmesi amacıyla 10 tür soru kitapçığının kullanıldığı sınavda, 30'ar soruluk toplam 8 testten soru yöneltiliyor. Ön lisans programlarını tercih edecek adayların ilk 4 testi yanıtlamaları yeterli olurken, lisans programlarını tercih edecek adaylar bu 4 teste ek olarak, alanları doğrultusundaki 2 testi daha yanıtlayacaklar.
Sınav, tek oturumda 3 saat 15 dakika sürecek.
Bazı sınav merkezlerinde aşırı yoğunluk nedeniyle trafikte zaman zaman aksamalar yaşandı.
Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) soru ve cevapları bugün saat 16.00'da ÖSYM'nin "www.osym.gov.tr" adresli internet sayfasından açıklanacak..

16/6/2007

Yahoo'dan İstanbul Skandalı

Yahoo'da İstanbul'un hava raporuna bakan Türk'ler önce şaşırdı sonra da kızdı

İnternetin en çok ziyaret edilen sitelerinden Yahoo’nun hava durumu sayfasında İstanbul’un hava durumunu öğrenmek için İstanbul yazdığınızda karşınıza "Bizans, TR" sözcükleri çıkıyor.

Bizans’ı Türkiye’nin data bilgilerine İstanbul’un adı olarak kaydeden Yahoo’ya Türklerden de büyük tepki yükseldi.

ABD’deki Türkler Yahoo’nun sitesine girdiklerinde karşılaştıkları bu durumu terbiyesizlik olarak niteliyorlar.
Berk Sevinç isimli bir Yahoo kullanıcısı tepkisini şu şekilde dile getirdi. "Ne zaman ki İstanbul yazdım, karşıma "Byzantion,TR" yazısı çıktı. Bazı insanlara tarihi tekrar öğretmek mi lazım. Bilemem ama gerekli adımları atmanızı, internet üzerinden bir protestoya ön ayak olmanızı istiyorum."

2/1/2007

Anayasa Mahkemesi'den, kendisiyle ilgili maddeye başvuru yok

Anayasa Mahkemesi'nin emeklilik yaşı ve prim gün sayısı başta olmak üzere 22 maddesini iptal ettiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na yönelik tartışmalar sürüyor.
1961 yılında kurulan Anayasa Mahkemesi, Çankaya'daki binasında hizmet veriyor. Mahkemenin Sosyal Güvenlik Reformu'nun bazı maddelerini iptal eden kararı hâlâ tartışılıyor.
Memur lehine ayrımcılık yaptığı için eleştirilen Yüksek Mahkeme'nin, 23 maddesinin iptali istenen kanunda, başvuru yapılmayan bir maddeyi de görüşme kapsamına aldığı belirlendi. İptal edilen söz konusu maddenin yüksek yargı organlarının emeklilik ikramiyesi gibi özlük haklarıyla ilgili olduğu ortaya çıktı. Hakkında başvuru olmamasına rağmen mahkeme üyelerine takılan 105. madde, yüksek yargı organları mensuplarının makam tazminatı, emekli ikramiyesinin hesabı, aylık göstergeler ile yaşlılık aylığı gibi özlük haklarını düzenliyordu.

Kamuoyunda Sosyal Güvenlik Reformu olarak bilinen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun bazı maddelerinin iptali için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 21 Haziran 2006'da, CHP de 14 Temmuz'da başvurmuştu. Her iki başvuruda iptali istenen maddeler emeklilik yaşının kademeli artırılması, emekli aylığının bağlanması gibi hükümleri içeriyordu. Sezer, 14 maddenin (3, 28, 29, 31, 40, 46, 55, 63, 80, geçici 1, geçici 2, geçici 4, geçici 6, geçici 9), CHP ise 10 maddenin (18, 19, 27, 30, 40, 67, 68, 73, 81, 106) iptalini istemişti. Başvuruları birleştirip görüşmeye başlayan Yüksek Mahkeme, iptali istenen maddeler arasında bulunmamasına rağmen, yüksek yargı organları mensuplarının özlük haklarını düzenleyen 105. maddeyi de gündemine aldı. Mahkemenin 2006/111 esas ve 2006/112 karar sayılı 15 Aralık tarihli kararı, başvurulan diğer maddelerle birlikte 105. maddenin de iptali şeklinde çıktı. Bu gelişme, Anayasa Mahkemesi üyelerinin kendilerini ve diğer yüksek yargı mensuplarının çıkarını düşünerek maddeyi gündeme aldığı yönünde soru işaretlerine sebep oldu.

Anayasa hukuku profesörü ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, "Esas olan, Yüksek Mahkeme'nin, önüne gelene göre hüküm vermesidir. Prensip olarak talebe bağlı olarak bakar. Bununla beraber, eğer bir veya bazı maddeleri iptal ettiği zaman başka bazı maddeler de anlamını yitirip hükümsüz kalıyorsa, o maddeleri de iptal edebiliyor. Geçmişte bazı örnekleri var." dedi. Böyle bir tesadüfün nasıl oluştuğu hususunda kafasında soru işaretleri bulunduğunu kaydeden Kuzu, "105. maddenin içeriği itibarıyla kendileriyle ilgili bir durum gibi gözüküyor. Ama sanırım onu memur kavramı içinde ele aldılar. Yine de bu kadar tesadüf nasıl olmuş, iptal talebinde bulunanlar madem hukuki gerekçelerle başvuruyor, taleplerine neden sokmamışlar merak ediyorum." şeklinde konuştu. Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi, 105. maddenin talep olmamasına rağmen gündeme alınmasıyla ilgili ipuçları veriyor. İlgili maddede şu hüküm bulunuyor: "Anayasa Mahkemesi; kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya aykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleplere bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. Ancak, başvuru, kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya içtüzüğün sadece belirli madde veya hükümleri aleyhinde yapılmış olup da, bu belirli madde veya hükümlerin iptali kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya içtüzüğün bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartıyla, kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya içtüzüğün bahis konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir."

'Memurun hakları sürmeli'

Anayasa Mahkemesi'nin, ilgili maddelerin yürürlüğünü durdurma kararı 26 Aralık 2006, gerekçeli iptal kararı ise 30 Aralık tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Gerekçede, memurların görevleri sırasında elde ettikleri ayrıcalıklı statünün emeklilikte de sürmesi gerektiği belirtildi. Mahkeme, farklı hukuksal statüde olan memurların, SSK ve Bağ-Kur'lularla aynı sisteme bağlı olmasının Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetti. Sosyal güvenlik hakları sağlanırken, yararlanacak olanların, hukuksal farklılıklarının gözetilmesi gerektiği belirtilen kararda, yasa önündeki eşitliğin, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamı taşımadığı savunuldu. Aynı hukuksal durumların aynı, ayrı hukuksal durumların farklı kurallara bağlı tutulmasının Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesini zedelemeyeceği kaydedildi.

Yüksek Mahkeme'nin kararına itiraz eden üyeler ise karşı oy gerekçelerinde devletin asli görevlerini yapmaları sebebiyle çeşitli haklar elde eden memurların bu haklarının emeklilik statüsünün farklılığı için dayanak teşkil edemeyeceğini dile getirdi. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin emeklilikte de farklı kurallara tabi tutulması gerektiği ve diğer sigortalılardan ayrı olması görüşüne dayanak olarak Anayasa'nın ilgili maddelerinin gösterildiği belirtilen karşı oy yazısında, şu ifadelere yer verildi: "Bu maddeler incelendiğinde memurlara, toplu sözleşme, grev, siyasi partilere üye olma yasağı, görevlerinden çekilmedikçe milletvekili adayı olamayacakları, kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idareye karşı açılabileceğine ilişkin özel düzenlemelerin kamu çalışanlarının emekli olduklarında da farklı kurallara tabi tutulmasının anayasal dayanağı olarak gösterilmesi, zorlama bir yorumun ötesinde, Anayasa'da bu konuda bir dayanağın olmadığının açık bir göstergesidir."

İkramiyeyi yükselten maddeye dokunmadı, aynı kalanı iptal etti

Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği 105. madde Emekli Sandığı Yasası'nın 89. maddesine atıfta bulunarak, yüksek yargı organı mensuplarının emekli olurken ikramiyelerinin net aylık üzerinden hesaplanmasını öngörüyordu. Örneğin, 1. sınıf bir hakimin brüt maaşı yaklaşık 5 bin 250 Yeni Türk Lirası iken ortalama 3 bin 400 YTL maaş alıyor; ama emekli ikramiyesi hesaplamasında bunun yaklaşık bin 850 YTL'si esas alınıyordu. Çalışma yılının bin 850 yeni lira ile çarpımı kadar ikramiye öngörülüyordu. Diğer bir ifadeyle "Her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir." diyen Emekli Sandığı Yasası'nın 89. maddesine atıfla, eski sistem aynen devam edecekti. Ertelenen Sosyal Güvenlik Kanunu'nun 88. maddesi ise emekli ikramiyesi hesaplamasını brüt maaş üzerinden yapmayı öngörüyor. Örneğin bütün hakedişleriyle birlikte brüt maaşı 5 bin 250 yeni lira olan bir hakim, emekli olurken brütün çalışma yılıyla çarpımı kadar ikramiye alacak. Bu durumda Anayasa Mahkemesi 88. maddeye dokunmayıp 105. maddeyi iptal ederek ilginç bir tercih yapmış oldu. Mahkeme böylece yüksek yargı mensuplarının emeklilik ikramiyesi hesaplamalarının 88. madde üzerinden yapılmasının yolunu açmak istedi

2/1/2007

Papa Ayasofya'ya hayran kaldı

Papa ayrıca ziyareti sırasında eşlik eden yetkililere armağanlar verdi.

Papa, daha sonra Sultanahmet Camii’ne ziyaretini gerçekleştirdi. Papa’ya Sultanahmet Camii ziyaretinde İstanbul Müftüsü eşlik ederek bilgiler verdi. Burada kendesine Besmele yazan güvercin motifli çini hediye edildi. Papa ve Müftü birlikte huzur duruşu gerçekleştirdiler.

PAPA “KELAM TÖRENİ” AYİNİNİ YÖNETTİ

Papa 16. Benedikt, Türkiye Ermenileri Patrikliği’ni ziyaret ederek, Patrik Mesrob II ile Surp Asdvadzadzin (Meryem Ana) Patriklik Merkez Kilisesi’nde “Kelam (Selamlama) Töreni” diye adlandırılan ayine katıldı.

Kumkapı’daki Patrikhane’ye gelen Papa 16. Benedikt, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II tarafından kapıda karşılandıktan sonra Patriklik binasına geçildi.

Buraya beyaz bir kıyafetle gelen Papa, üzerine kırmızı pelerin ve yeşil taşlarla süslü haç takarak, Patrik Mesrob II ile birlikte Surp Asdvadzadzin Kilisesi’ne geçti.

Kilise girişinde, geleneksel kıyafetler giyen 2 çocuğun sunduğu ekmek ve tuzu takdis eden Papa, bu ekmekten bir parça yedi.

Daha sonra kiliseye giren Papa 16. Benedikt ile Patrik Mesrob II, mihrabın önüne konulan iki ayrı tahta oturarak, “Kelam Töreni”ni birlikte yönetti.

Yaklaşık yarım saat süren ve 600 civarında kişinin katıldığı törende ilahiler, şef Hagop Mamigonyan yönetimindeki, bu ayin için özel olarak oluşturulan 75 kişilik karma bir koro tarafından seslendirildi.

Ayinin ardından, kilisenin girişinde yapılan ve Papa 16. Benedikt’in yanı sıra daha önce Patriklik Merkez Kilisesi’ni ziyaret ederek dua eden Papa 6. Paul ve Papa 2. Jean Paul’un isimlerinin yazılı bulunduğu mermer kitabe, Papa ve Patrik tarafından açıldı.

Kilisedeki törenden sonra, Papa 16. Benedikt ve Patrik Mesrob II, Patriklik binasına geçerek burada bir süre baş başa görüştü.

Buradaki görüşmede konuklara Ermeni kadınlarının el yapımı olan vişne likörü ve çikolata ikram edildi.

Ayinden sonra Papa 16. Benedikt kiliseden ayrılırken cemaatten bir grup, “Viva Papa” diye sevgi gösterisinde bulundu.

PAPA DİN TEMSİLCİLERİYLE

Papa 16. Benedikt, Vatikan’ın İstanbul Temsilciliğinde din temsilcilerini kabul etti.

Papa 16. Benedikt, Ermeni Patrikhanesi’ni ziyaretinin ardından Harbiye’deki Roncalli Sokağında bulunan Vatikan’ın İstanbul Temsilciliğine geldi.

Papa, burada sırasıyla Süryani Ortodoks Cemaati ruhani lideri Yusuf Çetin ile Türkiye Musevileri Hahambaşı İshak Haleva’yı kabul etti.

Hahambaşı Haleva ve Çetin’i çıkışta Vatikan’ın İstanbul Temsilcisi George Marovich uğurladı.

Papa 16. Benedikt, kabullerin ardından Türkiye’deki Katolik Cemaati temsilcileri ile yemek yedi.

Öte yandan, Hilton İstanbul’dan yapılan yazılı açıklamada, Papa’nın, 40 kişilik yemek için Hilton İstanbul’un Catering servisini seçtiği belirtildi.

Açıklamada, Hilton İstanbul’un Alman asıllı aşçısı Thomas Rappl ve Yiyecek İçecek Müdürü Hasan Sabuncu’nun, Papa’nın istekleri doğrultusunda baharatlı yiyecekler, mantar ve deniz ürünlerini ihtiva eden yiyeceklerden kaçınarak, bu gece için çok özel bir menü hazırladıkları kaydedildi.

Ana yemek olarak fırında bıldırcın, tatlı olarak çikolata ve dondurmalı özel bir tatlı seçen Papa’nın, menüde ara sıcak olarak da Osmanlı mutfağından kuzu incik tercih ettiği bildirildi.